1-)Bankanın(katılım Bankasının) maddi varlığı olan çek yaprağı kullanılarak irtikap edilen dolandırıcılık suçu hakkıdna, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 158/1(f) maddesi uygulanmalıdır.
2-)Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 28.12.2004 gün ve 173/228 sayılı kararında da açıkladığı gibi, bankanın maddi varlığı olan çekin kullanılarak dolandırıcılık suçunun irtikap edildiği iddia edildiğine göre, fiilin, bankayı vasıta kılarak dolandırıcılık suçunun irtikap edilip edilmediğine ilişkin delillerin üst dereceli ağır ceza mahkemesine ait olduğundan görevsizlik kararı verilip dosyanın ağrı ceza mahkemesine gönderilmesi gerekir(11.CD.26.01.2006 tarihli ve 2003/11566E, 2006/247K sayılı içtihadı)19.09.2009
3-)Ayrıntıları Yargıtya Ceza Genel Kurulunun 28.12.2004 tarihli ve 173/228 sayılı kararında açıklandığı gibi, bankanın maddi varlıklarından olan çeki kullanmak suretiyle dolandırıcılık suçunu irtikap ettiğinin anlaşılması karşısında fiilinin, suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı mülga Türk Ceza Kanunu'nun 504/3 ve karar tarihinde yürülükte bulunan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 158/1(f) maddelerinde öngörülen banka aracı kılmak suretiyle dolandırıcılık suçunu gözetilmeden, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 157/1, 62,52 ve 53. maddesinin tatbik edilmesi kanuna aykırıdır.( 6.CD 15.06.2009 tarihli ve 2006/12523E, 2009/10285, YKD Ağustos 2009)
3-)Bir kişinin sahte çek kullanarak dolandırılık suçu işlemek suretiye arabayı alması halinde, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 158/1(f) maddesi uygulanmalıdır.
4-) Krediden yararlanan kişinin, herhangi bir hileli davranışı olmaksızın, banka görevlilerinin işlerinde acemi olması veya evrakı incelerken yeterli dikkat ve ihtimamı göstermemesinden dolayı bir kredi tahsis edilmiş ise bu durumda Bankacılık Kanunu'nda yer alan usulsüz kredi verme suçu yönünden değerlendirme yapılması gerekir